Radyoterapi, terapötik amaçlarla iyonlaştırıcı radyasyonun kullanılmasını içerir ve genellikle kanserle mücadelede kullanılır. Ancak aynı zamanda benign tümörler, arteriyovenöz malformasyonlar ve diğer benign patolojilerin tedavisinde de kullanılır: gonartroz, koksartroz, plantar fasiit, Dupuytren hastalığı vb.

Klinik deneyler, düşük doz radyoterapisinin Alzheimer gibi nörodejeneratif hastalıkların tedavisinde veya ilaç tedavisine dirençli depresyonun tedavisinde etkinliğini test etmektedir.

Ayrıca ventriküler taşikardinin ablasyon tedavisinde de kullanılır.

Nasıl Çalışır ?

Radyoterapide, lineer hızlandırıclarda hızlandırıcılarda üretilen X-ışınları, elektronlar, parçacık hızlandırıcılarda üretilen yüksek enerjili protonlar ya da radyoaktif maddeler tarafından yayılan ışınlar gibi ışınlar kullanılır. Görüntüleme için kullanılanlardan farklı olan özel yapım X-ışını tüpleri de kullanılır.

Kanser tedavisindeki amaç, kötü huylu hücrelerin büyümesini durdurmaktır. Radyoterapinin ana etki mekanizması, hücrelerin DNA’sına verilen zarardır.

Radyasyon hem sağlıklı hem de tümör hücrelerine zarar verdiği için, amaç lezyonu belirlenen dozda ışınlamak ve sağlıklı dokuya olan ışınlamayı en aza indirmektir. Bu tedaviler, hem iyileştirici amaçlar için hem de hastalığın neden olduğu ağrıyı kontrol etmek için kullanılabilir.

Nasıl Uygulanır ?

Radyoterapi, tanı koymaya yönelik yapılan çalışmaların ardından, tedavi dozlarını ve hacimlerini reçete etmek için gerekli anatomik ve patolojik bilgilerin edinilmesiyle başlar. Bu bilgiler, ışınlanacak anatomik bölgeyi ve her bölgenin alması gereken dozları, ayrıca kabul edilebilir sağlıklı doku hacimlerindeki dozları içerir. Bu amaçla multimodal tanısal görüntüleme yöntemleri kullanılır: Bilgisayarlı tomografi, manyetik rezonans görüntüleme (MR), PET-CT...

Bu bilgiler, ışın demetlerini modellendiği bilgisayarlı tedavi planlama sistemine aktarılarak ışın demetlerinin hastanın dokularıyla etkileşimini simüle etmemizi sağlar. Bu sistem sayesinde tedavi demetlerini tasarlarız, türlerini, pozisyonlarını, şekillerini ve yoğunluklarını tanımlarız ve bu tasarımı reçete gereksinimlerini karşılayana kadar optimize ederiz. Tedavi hastaya uygulanmadan önce, planlanan dozların doğru bir şekilde uyguladığını doğrudan ölçümlerle, bu amaçla tasarlanmış fantom ve dedektörler kullanarak doğrularız. Her seansta, hastanın pozisyonunu kişiselleştirilmiş immobilizasyon sistemleri ve gerçek zamanlı görüntüleme sistemleri ile garanti altına alınır. Tedavi sırasında ve tedavinin sona ermesinden bir süre sonra, sağlık durumunuz ve gelişiminiz, yan etkileri minimize etmek veya önlemek için tıbbi personel tarafından izlenir.

Eksternal Radyoterapi

Eksternal radyoterapi, hastaya dışarıdan ışınlar kullanılarak uygulanır. Bu ışınlar genellikle lineer hızlandırıcılarda üretilir ve hasta tedavi masasında hareketsiz dururken tedavi edilecek lezyona yönlendirilir.

Brakiterapi

Brakiterapi, tedavi edilecek bölgeye yakın veya içine yerleştirilen kapsüllü bir radyasyon kaynağının kullanılmasıyla gerçekleştirilen bir tedavi yöntemidir. Brakiterapinin uygulanma şekli, hastalığın bölgesine bağlı olarak değişir ve bazen kateterler veya özel aplikatörler aracılığıyla yapılır.

Brakiterapi, birkaç seans boyunca veya tek bir seansta uygulanabilir ve bazen hastadan taburcu edildiğinde vücutta kalacak radyoaktif kaynakların yerleştirilmesini içerebilir (örneğin, iyot-125 tohumları ile prostat kanseri tedavisi).

Görüntü Kılavuzluğunda Radyoterapi (IGRT)

Radyoterapinin uygulanmasında, dozun istenen dokulara ulaştığından emin olmak önemlidir. Bu, tedavi öncesi radyasyona maruz kalan bölgenin ayrıntılı anatomik bilgisine sahip olmayı gerektirir. Optimal bir radyasyon planı oluşturmak için bu bilgiye sahip olmak önemlidir ve tedavi sırasında tekrarlanabilirliği sağlamak amacıyla yapılır.

Bu amaçla, radyasyon planını tasarlamak için gerekli tüm tanısal görüntüleme sistemlerine (bilgisayarlı tomografi, manyetik rezonans görüntüleme, PET-CT, ultrason) sahibiz. Ayrıca tedavi odasında da görüntüleme sistemleri bulunur. Bu sistemler, her seans öncesi gerçek zamanlı olarak hastanın pozisyonunu ve anatomik düzenini doğrulamamıza olanak tanır. Böylece radyasyon dozu istendiği şekilde verilir.

Streotaktik Radyoterapi (SRS/SBRT)

Stereotaktik radyoterapi, çok sayıda radyasyon ışınının, düzlem dışı pozisyonlardan yönlendirilierek tedavi edilecek küçük bir hacme odaklandığı bir yöntemdir.

Bu şekilde, radyasyona maruz kalan hacmin ve tedavi edilecek hacmin çok yüksek bir konformite derecesine ulaşması sağlanır. Bu, hacmin dışındaki dozları çok küçük değerlere indirir ve böylece radyasyonun yüksek dozda, birkaç seans boyunca veya tek bir seansta, çevre sağlıklı dokular üzerinde önemli etkilere neden olmadan uygulanabilmesine olanak tanır.

Bu işlemi gerçekleştirmek için hem tedavi ünitesinin hem de hastanın yerleştirildiği masanın farklı açılarda konumlandırılması gerekir. Bu dönüşler yüksek hassasiyetle yapılmalıdır ve bunun için çok hassas bir mekanik ayarlama ve görüntü rehberliği sistemi gereklidir.

Stereotaktik radyoterapi, tek bir seansta (radyocerrahi olarak bilinir) veya birkaç seansta (3 ile 8 arasında) uygulanabilir ve ekstrakranial anatomik bölgelerde yapıldığında stereotaktik vücut radyoterapisi (SBRT) olarak adlandırılır.

Yoğunluk Ayarlı Radyoterapi (IMRT)

Çok yapraklı kollimatörlerin kullanımı, ışının şeklinin her an değiştirilmesine ve hastanın anatomisine optimal şekilde uyarlanmasına olanak tanır. Buna yoğunluğu modüle edilmiş radyoterapi (IMRT) denir.

Başlangıçta, IMRT sabit ışın açıları ve kesikli ışınlama segmentleri ile uygulanıyordu. Günümüzde, tedavi ünitelerinin dijitalleştirilmesi ve bilgisayar ekipmanının gücü sayesinde bu yoğunluk modülasyonunun ışınlamayı durdurmadan gerçekleştirildiği tedaviler mümkündür. Bu sırada tedavi ünitesi hastanın etrafında dönerken, tedavinin daha iyi bir uyumla ve çok daha hızlı bir şekilde gerçekleştirilmesine olanak tanır. Bu da hastalar için daha fazla konfor ve ışınlama sırasında daha az hareket olasılığı anlamına gelir.